İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Mutlu olun, Pakistan ve Sudan’dan iyiymişiz

  • Bir yalanlamada üç doğrulama

  • Peygamber farklı anlayış aynı

  • Medyada önemli soru: Sahibi kim!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Mutlu olun, Pakistan ve Sudan’dan iyiymişiz

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 22, 2024

Yazı İçeriği

  • Mutlu olun, Pakistan ve Sudan’dan iyiymişiz

  • Bir yalanlamada üç doğrulama

  • Peygamber farklı anlayış aynı

  • Medyada önemli soru: Sahibi kim!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bir yalanlamada üç doğrulama

Türk vatandaşlarının hemen hemen yüzde 10’u pasaport sahibi.

Yani yaklaşık 9 milyon kişi.

Bunların her yıl yurt dışına çıkanları ise 1 milyon kişi civarında.

Yani nüfusun hemen hemen yüzde bir buçuğu.

Hal böyle olunca da bu kişilerin yaşadığı vize sorunu hiç ama hiç kimsenin umuru değil.

El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış misali, iktidarımız vize rezaletine üstünkörü bir bakış açısı ile yaklaşıyor ve pek de ilgilenmiyor belli ki!

Bunun söylememin nedeni, şimdiye kadar bu konuda dişe dokunur bir hamle yapıldığına şahit olmamış olmamız.

Bu konunun iktidarımızın, Dışişlerimizin ezcümle kimsenin umurunda olmadığını Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son açıklamaları ile iyice anlamış olduk.

Bakan Fidan AB üyesi ülkeler ile Türkiye arasında önemli bir vize sorunu olmadığını, Türkiye’den AB’ye Schengen vize başvurularının 278 bin 476 adet arttığını, ret yanıtlarındaki artışın ise 48 bin 638 olduğunu açıklamış.

Schengen ülkelerinin dünyanın geri kalanına daha yüksek oranda ret verdiğini belirtmiş Bakan Fidan.

Baktım.

AB’nin açıklamasına göre Türkiye’den 2023’te yapılan başvurusu 778 bin, ret 121 bin. Ret oranı yüzde 16.

Bakanın sözlerine de, yaptığı karşılaştırmaya da güldüm.

Dünyanın geri kalanından kasıt ne, biz kiminle karşılaştırılıyoruz.

Schengen ülkeleri birbirinden vize istemiyor.

Schengen ülkeleri ABD vatandaşlarından da vize istemiyor.

Bizden daha yüksek oranda ret alan ülkelerden kasıt kim!

Pakistan, Afrika ülkeleri, Çin, Hindistan, Rusya. Sayın Bakan’a göre şükretmeliyiz, bu ülkelerden iyiyiz.

Yahu daha düne kadar bize “Vizesiz Avrupa” sözü veren iktidar bu değil miydi de, şimdi bizi Pakistan, Bangladeş, Sudan gibi ülkelerle kıyaslayıp “Ret oranı onlardan düşük” diye avutmaya kalkışıyorsunuz.

Bu ülkelerden hangisinin AB ile Gümrük Birliği anlaşması var, bu ülkelerden hangisi AB ile sınır komşusu!

Gürcistan vatandaşları AB’ye vizesiz seyahat edebiliyor, biz edemiyoruz Sayın Bakan bunu niye söylemiyor!

Ret oranının düşük olması ise bir başka “kandırmaca”.

Pek çok konsolosluk vize randevusu bile vermiyor.

Avrupa’daki okullardan Fransa’daki, Almanya’daki, İtalya’daki, Avusturya’daki okullardan kabul almış pek çok öğrenci okulları açıldığı halde bırak vizeyi vize randevusu alamıyorlar.

Kabul almış doktora öğrencileri, ciddi burslar almış talebeler değil vize almak, vize randevusu alamıyorlar.

De ki zor bela randevuyu aldın.

Yüzde 16 ret, onu biliyoruz.

Peki vize alabilenlere verilen vize süreleri ne!

Geçmişte 1 yıl, 2 yıl, 5 yıl vize alınırken bugün 1 ay, 2 ay, 3 ay.

15 günlük vize bile verilmiş.

Pek çoğu da tek giriş.

Üstelik de geçmişte bu ülkelere defalarca giriş çıkış yapmış, daha önce 4-5 yıllık vize almış kişilere yapılıyor bu.

Sadece turistik gezi yapacak olanlar değil, iş insanları, bilim insanları, talebeler vize diye sürünüyor, süründürülüyor.

Ve Sayın Bakanımıza göre ortada sorun yok, bu sorun değil.

Pakistan’dan, Sudan’dan daha yüksek oranda vize veriyor bize AB.

Belki de de Bakan Bey haklı.

Sorun vize değil, vize verilmemesini önemsemeyen, Pakistan’dan, Sudan’dan biraz daha iyi durumda olmayı marifet sayan bir iktidarımız olması sorun!

Bu arada alınamayan vizeler için vize alamayan vatandaşlarımızın ödediği yaklaşık 1,2 milyar TL de nasıl olsa Sayın Bakan’ın cebinden çıkmıyor.

Dün MHP’li üç vekilin istifası üzerine bu üç vekilin adlarını Bahçeli’ye Erdoğan’ın verdiğini ve bunu kanıtlamak için de Bahçeli’ye bazı görüntüler izlettiğinin Ankara’da konuşulduğunu yazdık.

Saray’dan açıklama geldi.

“Görüntü izletilmedi.”

Saray’ın Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) bürosunun açıklamalarını çok ciddiye alanlardan değilim.

Doğruya yalan, yalana doğru dediklerine çok tanık olduk.

Ancak bu açıklama yine de aydınlatıcı.

“Görüntü izletilmedi” diyor.

Ama “Bu isimleri Sayın Bahçeli’ye veren Sayın Cumhurbaşkanımız değildir” demiyor.

“Bu istifaların istenmesinin nedeni altın kaçakçılığı değildir” de demiyor.

“Koalisyon ortağımızın içişlerine karışmıyoruz” da demiyor.

Yani anlayacağınız bir yalanlamadan üç doğrulama çıkıyor.

Bu da bize yetiyor.

Peygamber farklı anlayış aynı

Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Gallant hakkında tutuklama kararı verdi.

İsrail Hükümeti bu durumu anında “Antisemitik bir karar” olarak nitelendirdi.

Tipik bir “dinci siyaset anlayışı”.

Her tür suçu işle, her türlü hukuksuzluğu yap.

Birisi sana yasaları hatırlatınca bunu dine bağla.

İster Yahudi ol, ister Müslüman, ister Hristiyan “dincilik” değişmiyor.

Netanyahu’nun söylemek istediği şu.

“Yahudi olmasaydık 60 bine yakın sivili öldürmekten dolayı yargılanmazdık, tutuklu yargılanmamız istenmezdi.”

Komik değil mi!

Binlerce insanı öldür, her türlü hukuksuzluğu yap, insan haklarını ayaklar altına al sonra birisi bunun yasa dışı olduğunu, evrensel hukukla bağdaşamayacağını söyleyince bunu inanç karşıtlığına bağla.

Siyasal dincilik peygamberi kim olursa olsun pek değişmiyor.

Al birini vuru öbürüne.

Medyada önemli soru: Sahibi kim!

Medyaya yeniden bir ilgi başladı.

Yerlerde sürünen ve toplamı 15 sene önce tek bir gazetenin sattığının yarısı kadar bile satamayan yazılı basına girişler var, televizyon konusunda ise patlama yaşanıyor.

Peş peşe yeni TV’ler, özellikle de haber televizyonları kuruluyor.

Anlı şanlı gazetecilerimiz de bu gazetelere ve televizyonlara transfer oluyorlar, yazılarını ve fikirlerini bu yeni yayın kuruluşlarında duyurmaya hazırlanıyorlar.

Ancak bana göre ortada “küçük” de olsa sıkıntılı bir durum var.

Bu televizyonların ve gazetelerin sahipleri kimler!

Pek de az olmayan kaynakları nereden, kimin cebinden ve hangi faaliyetlerden geliyor.

İn mi, cin mi, saygın iş insanı mı, sanayici mi, kara paracı mı, yasa dışı bahisçi mi, daha da beteri uyuşturucu kaçakçısı mı, mafya mı, ya da yabancı istihbarat örgütleri ile bağlantılı mı, veya Dilan Polat’a para aklatan mı, kim!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Güvenebilmek lüks olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Özel İmamoğlu’nu satar mı!
Köşe Yazıları
Özel İmamoğlu’nu satar mı!

Fatih Altaylı

Mart 16, 2026

Vahhh kalanlara
Köşe Yazıları
Vahhh kalanlara

Fatih Altaylı

Mart 15, 2026

Sulhu salah
Köşe Yazıları
Sulhu salah

Fatih Altaylı

Mart 13, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026